4. İstanbul Tasarım Bienali (22.09 / 04.11.2018)

Herkese merhaba!

İstanbul, özellikle Eylül Ekim aylarında çok fazla sanatsal etkinliğe ev sahipliği yapıyor. Bize de katılmak, görmek, öğrenmek kalıyor. Bienal / Contemporary / Filmekimi bu etkinliklerin başında geliyor. Şehrin havasını değiştiren, kış aylarında enerjimizi yükselten bu etkinlikleri kaçırmamanızı tavsiye ediyorum. Lafı fazla uzatmadan sizleri Bienal rotasıyla baş başa bırakıyorum.

Bienal

Öncelikle bienal hakkında kısa bilgilendirme yapma ihtiyacı duyuyorum. Bazen bir şeyleri hiç araştırmadan yolumuza devam ediyoruz. Ben biraz öyle olmayı sevmeyenlerdenim. Dilerseniz hemen Bienal yorumlarıma geçebilirsiniz, şöyle aşağılara doğru tık tıkk.. : )

İlk olarak 1895 yılında Venedik’te kullanılan “Bienal” kelimesi plastik sanatlar üzerine kullanılmış olup, günümüzde uluslararası sergi etkinliği anlamına gelmektedir. İlk Bienal buradan anlayacağınız üzere Venedik’te düzenlenmiştir.

  • Bir bienalin birden çok teması olabilir. Bienal iki yılda bir yapılan etkinlik anlamına da gelir ve bu sürede hazırlıklar yapılır. Ülkemizde ise 1 yıl Bienal, diğer yıl ise Tasarım Bienal’i düzenlenmektedir. Biz de bu sayede her yıl bienal ruhunu yaşamış oluyoruz.
  • Bienal sürecini yöneten sanatçılara ise küratör denir. Mekân belirleme, tema belirleme gibi temel görevlere sahip olurlar.
  • Bizlere Tasarım Bienali’ni görebilme imkânını ise Vitra sponsorluğunda İksv (İstanbul Kültür Sanat Vakfı) sağlamıştır.

Tasarım Bienali 101 : )

Tasarım Bienali tasarım fikirlerinden kesitleri bir araya getirerek, ilham verici fikirler ortaya koymak, küresel tasarım sorunları için çözümler üretmek, toplumların keşfedilmeyen yönlerini ön planlana çıkarmak gibi hedefleri gerçekleştirir. İki yılda bir yapılan Tasarım bienali bu sene “Okullar Okulu” temasını benimseyerek; öğrenme biçimi olarak tasarım ve tasarım biçimi olarak öğrenme mottosuyla yola çıkmış. Bu süreçte; 6 farklı mekânda 6 farklı temayı inceleyecek Bienal dinamik öğrenme biçimlerini bizlere yansıtıyor olacak.

İKSV, Tasarım Bienali sürecinde farklı gezi rotaları yaparak, İstanbul’un farklı bölgelerini gezme imkanı sunuyor. Bu turların detayına; http://aschoolofschools.iksv.org/tr/#section-venues-detaillink linkinden erişebilir, turlara katılabilirsiniz. Dilerseniz de Rotabu’nun Bienal rotasını izleyebilirsiniz. : )

Tasarım Bienal’i mekânlarını gezerken izlediğim rotayı sizlerle burada paylaşıyorum. İKSV’ de Bienal mekanlarını konumlarına göre Beyoğlu ve Karaköy rotası şeklinde ikiye ayırmış ve rehberli turlar ile bu rotaları gezme imkanı sağlamış. Ayrıca turlara katılmayıp, telefonunuza “Sesli Rehber” uygulamasını indirebilir ve rehber yardımıyla kendi turunuzu düzenleyebilirsiniz. İKSV’ninde Beyoğlu rotası olarak adlandırdığı; Akbank Sanat, Arter, Pera Müzesi’ne ek olarak Karaköy rotasında yer alan Salt Galata’yı da rotamıza ekledik. Bunca gezme sırasında da mola verip tatlı yiyip tatlı konuştuğumuz mekânlar oldu. Onları da sizlere anlatıyor olacağım. Şimdi Bienal Mekânlar’ımıza bir bakalım : )

Akbank Sanat – Bozum Okulu

İçimizdeki yaratma içgüdüsü işi yeniden tanımlamamıza ve böylece hayatı şekillendirmemize sebep olacaktır. Bu süreçte robotlar sıradan işlerimizi üstlendiğinde nasıl bir değişim görebiliriz üzerine kurgulanmış eserler mevcut.

Arter – Dünya Okulu

Sahip oldugumuz en kıymetli şeyin yaşadığımız gezegen olduğunu hatırlatan bu okul; insan ve gezegen arasında yaşanan sorunlardaki stratejimizi düşündürüyor.

Pera Müzesi- Ölçekler Okulu

Ölçekler Okulu; teknoloji dolayısıyla birbirimizden uzaklaştığımız bu dönemde değerlendirme matrislerimizi yeniden tanımlamamız gerektiğini düşündürüyor.

Yapı Kredi kültür Sanat – Akışlar Okulu

Teknoloji ve bilgi paylaşımı ile tükettiğimiz medya içerikleri çevremizi üretir hale geldi. Akışlar Okulu; kendi eğitim sistemimizin şimdiki sonuçlarını esasında bizim sorumluluğumuz olduğunu hatırlatıyor.

Salt Galata – Zaman Okulu

Zaman Okulu’nda dikkat dağıtıcı durumların hayatımızı etkilemesiyle uyuyacağımız zamana kadar her şeye sistemin karar verdiğine vurgu yaparak; bize tam olarak şimdi ve burada olmayı hatırlatıyor.

Stüdyo X – Sindirim Okulu

Bu okulda tüketim kalıpları, kültürel ritüeller ve gıda altyapısı incelenerek, her mikro ve makro varlığı tüm gezegeni etkileyen birer unsur olarak düşünmemiz gerektiğine yönlendiriyor.

Bienal Rotası’nda Yeme İçme Mekanları

Şimdi de bienal rotasını izlerken uğradığımız 2 mekânı aktaracağım.

Rotaya tatlı tatlı başlayalım diye ilk durağımız  “Jadore Chocolatier” oldu. Bu mükemmel çikolata ile hazırlanan tatlılarını denemelisiniz. Bizim tercihimiz gittiğinizde göreceksiniz herkesin tercihi – oh laa laa tatlısı oldu. Beğeneceğinize eminim. Mekân küçük ve hafta sonları oturabilmek için biraz beklemeniz gerekebilir ama değecektir, bana güvenin. : )

Bienal rotasında ikinci mekanımız “Velvet Cafe Galata” oluyor. Burası tam anlamıyla harika bir yer. Gerek çalışanları, gerekse mekanın kendisine diyecek tek bir olumsuz eleştiri yok. İnanın bana abartmıyorum. Anneanne konseptiyle ortaya çıkan bu mekanda; size sunulan kahve fincanlarından, cafeye yayılmış harika mottolara, evinizdeymiş hissi yaratan rahatlığından mutfağından çıkan her lezzete hayran kalacaksınız. Türk kahvesi istediğinizde size çok güzel tasarımlara sahip tarihi fincanlardan birkaç seçenek sunuyorlar ve siz arasından istediğiniz fincanı seçiyorsunuz, kahveniz o fincanda hazırlanıyor. Bu ritüel için bile olsa buraya gelinir : ) Tabii bir de un helvaları var, aşık olunası. Denemelisiniz. Bizim sırf un helvası yemek için Galata’ya gelmişliğimiz var, öyle söyleyeyim. : )

Tasarım Bienali hakkında söylenecek çok söz var. İnanın gidip gördüğünüz zaman sizi düşünmeye itecek her bir okul ufkunuzu genişletecek. Daha detaylı görseller ve yorumlarımı takip etmeniz için sizi Instagram hesabımıza davet ediyorum. Mekanlara ait görsel ve videoları yorumlarımla paylaşıyor olacağım.

Sanat etkinliğimiz bol olsun efendim!

Sevgiler,

#Rotabu

Bir cevap yazın