Burgazada

Ah Burgaz! Alabildiğine mavi ve yeşille harmanlanan bir yerin kötü olma ihtimali yok diye düşünen kişiler burada mııı? Öyleyse çok hoşunuza gidecek bir gezi rehberi ile sizlere geldim.

2003 yılında çıkan yangın felaketinden dolayı çoğumuzun iç burkan anılarla hatırladığı Burgazada, 40 hektarlık ormanlık alanını bu nedenle kaybetti. Anadolu Yakası’nda dahi dumanın etkisini hissettiğimiz yangın uzun süre akıllardan çıkmadı. Uzun süre adanın ve sakinlerinin kendini toparlaması için biraz köhne kalsa da, şimdilerde fazlasıyla ilgi odağı! Bazen çok sevdiğimiz yerlerin keşfedilmesinden hoşlanmayız ya, Burgazada da öyle biraz. Tüm turistler Büyükada’ya giderken, sakinlik isteyen İstanbul ahalisi Burgazada, Kınalıada, Sedef Adası’nda huzur bulurdu. Hem o zamanlar öyle İstanbul’da denize girilmez mantığında değildik. Öyle güzel sakin koylarda, durgun temiz denizi bulurduk ki.. Şimdi Burgazada’ya gidip denize bakıp, maalesef girilmez artık demek içimizi acıtıyor.. Denize girmek için değil de huzur bulmak için her daim ada müdavimi olabiliriz. : )

Sizinle biraz ada dedikodusu yaptığımıza göre Burgaz’da neler yaptık ondan bahsedelim. Haftasonunuzu şenlendirecek, “İstanbul’dan başka yerde yaşayamayız be” dedirtecek Burgazada rotası huzurlarınızda;

 

Burgazada’ da 1 Gün

Burgazada’ya “Eminönü-Kadıköy-Adalar” vapuruyla ulaşım sağlandığını herkes bildiğine göre o kısmı geçiyorum. : ) Amaaaaa denizin sefasını, vapurun keyfini asla asla atlamayın! Gerçekleri konuşmak gerekirse eğer yazın ortasında, hele de günün ortasında vapura binme gafletine düşerseniz vapur keyfi, hemen çileye dönüşecektir. O yüzden herkesin nefes alma yeri olarak belirlediği Adalar için, daha sakin zamanları ve erken saatleri seçmenizi tavsiye ediyorum. Keyifli bir vapur yolculuğu ile Burgaaz’a ulaşmanızı umarak devam ediyorum.

Burgazada’ya ulaşır ulaşmaz adanın simgesi olan “Sait Faik Abasıyanık” heykeli sizi karşılayacaktır. Hediyelik eşya satan stantlara bakarak adaya adım attığınıza farkedicek, ve sonrasında Rotabu’nun Burgazada rotasında dolanmaya başlayacaksınız, değil mi?? : )

1.Ergün Patisseria & Cafeteria

Ergün Patisseria dense de o hepimizin bildiği, sıcacık simit, poğaça, börek çıkan; ocakta hep çay olan, tabağın yanına peynir zeytin alınca ziyafete dönüşen sofraları aratmayan adanın pastanesi Ergün! Bu pastaneninnn en meşhur lezzeti ise milföy pastaları! Ya biterse diye simit peynirli kahvaltımızın üzerine hemen milföyden yedik. Kalırsa da şanslıymışız oley diyip yine yeriz dedik, bizce çok mantıklı bir karardı. : )

2.Gönüllü Caddesinde Yürüyüş

Adada olduğunuzu hisetmek için ilk yapmanız gereken şey Gönüllü Caddesi boyunca yürümek, güzelim evlerine bakmak. “Ah be şurada oturmak vardı” diye hayallere dalmadan gelmeyin. : ) Adada bisikletle gezmek isterseniz de adanın en bilindik bisiklet kiralama yeri olan “Ertan Bisiklet”e uğrayabilirsiniz. Biz biraz daha sakinlikten ölebiliriz günü geçirmek istediğimiz için aman bisikletle azıcık hız yaparsak nolur korkusuyla adayı yürüyerek gezdik. : )

3.Pyrgos Otel & Restaurant

Gönüllü Caddesinin Gezenti Yolu Caddesi’yle birleştiği noktada şöyle biraz denize doğru olan Gezenti Yolu’nu seçerseniz, yol sizi rengarenk sandalyeli Pyrgos’a çıkaracaktır. Yanınızda uzanan denizin tadına varmak isterseniz çok güzel bir tercih olacaktır.

4.Çamakya Aile Plajı

Tamam denize girilmez dedik ama, buraya kadar yürümüşken şöyle bir deniz kıyısında yalın ayak birkaç adım atsanız fena mı olur? Bence olmaz. Biz Eylül ayında gittiğimiz için biraz sakindi ortalık ve bunu yaptık. : ) Deniz gayet temiz gözüküyordu, şaka bir yana burası denize girilebilecek güzel plajlardan. : )

5.Burgazada Öğretmen Evi

Plajdan ileriye giderseniz yolun denize çıktığını göreceksiniz. : D Oradan hemen geri dönün ve hemen paraleldeki Gönüllü Caddesi’ne geri dönün. Böylece yol sizi Öğretmenevi’ne çıkaracaktır. Bizde buranın çok uygun fiyatlı olacağı algısı vardı, yalan yok! Ama öyle bir şey yoktu, çay bahçesinde tadında bir mekan, fiyatlar da güzeldi. : D Biz de çayımızı içerek tepeden adayı izledik. : )

6.Sait Faik Abasıyanık Müzesi

Burgazada ile özdeşleşen Sait Faik’i bilmeyen yoktur herhalde? Nolur olmasın. : ) Sait Faik, uzun yıllar Burgazada’da şimdi müze olan bu binada yaşamıştır. Vefatının ardından da kendisi ve annesi Makbule Abasıyanık’ın da vasiyeti üzerine müze haline getirilmiş, Darüşşafaka Cemiyeti’ne bağışlanmıştır. Sait Faik’in yaşamı sırasında kullandığı eşyaları, fotoğraflar ve mektuplar gibi sizi duygulandıracak birçok güzide eseri göreceğiniz bu müzeyi mutlaka ziyaret etmelisiniz. Ücretsiz olarak gezebileceğiniz müze; Çarşamba-Perşembe-Cuma-Cumartesi günleri 10.30-17.00 ziyaret edilebilir.

Müzede ayrıca Sait Faik’e mektuplar yazabileceğiniz bir oda bulunuyor. Burada mektup yazmak insanın içinde garip duygusal bir hüzün bıraksa da, sizi mutlu edecektir. Deneyimlemenizi tavsiye ediyorum. Odadaki dolapların her çekmecesinde farklı mektuplar vari onları da incelemelisiniz. : )

7.Four Letter Word Coffee

Üçüncü nesil kahvecilerden olsa da, adaya çok yakıştığını söylemeliyim. Kahvelerinin tadı muhteşem olan Four Letter’da mutlaka oturmalısınız. Çok salaş ve rahat bir ortamı olan mekanda kendinizi hala adada hissetmeye devam edeceğinizin garantisini veriyorum. Kitaplı, kuş sesli, masalardan gelen kahkahalı keyifli kahveleriniz olacaktır. Ayrıca sunumlarının güzelliğini de görüyorsunuz. : )

8.Fincan Cafe Restaurant / Barba Yani Restaurant / Yasemin Restoran

Adada biraz daha boş boş gezip, gülüp eğlendiğiniz saatler geçirdikten sonra kendinizi bu 3 mekandan birine atabilirsiniz. Biz başka programımız olduğu için üzülerek gidemedik ama o kadar methedildi ki, ilk tercihimiz burası olurdu. Veeee gidecek olsak kesin rezervasyon yapardık. Nasılsa çok mekan var birinde yer buluruz demeyin. Bu mekanlarda aklınızdan çıkmaması gereken tek konu ise, klasik rakı balık mekanları, sıkışık masalar, biraz şişirilmiş fiyatlar. Bunları  arka plana alarak keyfini çıkarmaya bakmanızı tavsiye ediyorum.

Bizim Burgazada’ya giderken amacımız keyifli bir gün geçirmekti. Öyle kendimizi o mekandan o mekana koşalım diye şartlamadık. Birçok mekan seçeneği arasından o an içimizden geçene oturduk. Adada gün boyu başka başka yerlerinde karşılaştığımız bize gülümseyen amcalarla mutlu olduk. Umuyorum siz de keyifli bir gün geçirirsiniz. Haftasonu kendinize hediye ettiğiniz 1 gün bile haftaiçi enerjinizi yukarda tutmanız için size güç verecektir. Bu “lüks”ü kendinize tanıyın. : )

** Ufak bir hatırlatma yapayım; Burgazada’da Cuma günleri halk pazarı varmış. Fakat yanlış hatırlamıyorsam saat 13.00’a kadar kurulu kalıyor. Bu yüzden biz kaçırmış olduk. Siz kaçırmayın. : )

Umarım yazıyı beğenmişssinizdir, keyifle gezdiğiniz bir rota olmasını diliyorum.

Sevgiler,

Rotabu

Bir cevap yazın