Venedik Gezi Rehberi

Herkese merhaba! Venedik çok güzeldin! Özetliyorum; gondol, denizden sokakları ve cichetti : )

Hem rotabu’dan dolayı hem de kişisel tercihim her zaman planlı olmaktır. Sürprizlere açığım, ama kötü sürprizlere değilim, Hahsha! Ee hâl boyle olunca da araştırmak gerekiyor. Genel itibariyle hangi müzelere gidilmeli, önceden bilet alınabiliyor mu, kesin denenmesi gereken lezzetleri neler ve nerelerde üzerine araştırmalar yaparım. Böylece müze vs gibi saatli programlara uyarak, yol üzerlerinde gidilmeli dediğim restoran/ kafe var ise uğrayarak günlerimizi tamamladık. Size de bu şekilde ilerlemenizi öneriyorum. Böylece daha bilinçli ama koşturmadan gönlünüzce gezdiğiniz bir seyahat plânınız oluyor. Bundan sonrası da size kalmış, gülün, eğlenin, ve asla harcarken TL’ ye çevirmeyin……. çok üzücü bi sahne yaşanıyor çünkü o an hahahahahshs neyse hadi başlıyoruz gençler!

Venedik’ te Ulaşım

İstanbul’dan Venedik Havalimanı’na uçuşlar mevcut, saatleri çok fazla değil bu nedenle planlarken aklınızda olsun. Havalimanından indikten sonra her Türk insanının yaşadığı gibi pasaport kontrolü icin “all passports” bölümünde 1 saat zaman harcadık. Bunu da belirtiyorum ki size gideceğiniz otele muhtemelen check-in konusunda bilgi vermeniz gerekecek. Planınızı bu bilgiler doğrultusunda yapabilirsiniz. Pasaport kontrolü için beklediğimiz sırada bavulumuz 145. turunu tamamlamış oldu, ve sonunda kavuştuk. Havalimanı Venedik merkeze uzak olduğu için mutlaka bir taşıtla ulaşmanız gerekecektir. Burada da ya otobüs ya vapuretto ya da taksi kullanabilirsiniz. Biz fiyat/performans sebebiyle otobüsü tercih ettik. 8 euro’ya Piazza Roma’ya ulaştık. (Piazza=Meydan) burasi taşıtla girilebilecek son nokta. Buradan sonra yürüyerek otelinize geçebilirsiniz. Sizin gideceğiniz nokta buraya çok uzaksa vapurla geçebilirsiniz. Burada biraz illegal bi bilgi, bi tüyo, bi dost tavsiyesi artık ne derseniz paylaşmalıyım. Arkadaşlar ana duraklar dışında bu vapurlara ücretsiz binebilirsiniz!!!!!!!11!!1 Yani bence bi deneyin, çünkü İtalya seyahatimiz boyunca vicdani yükümüz olmasın diye harcadığımız tren bileti ücretleri kalbimizi acıtıyor haahhsha yani hiç mi kontrol olmaz, hiç ! Neyse ben söyliyim bu yükten kurtulayım da siz düşünün gerisini. : )

Venedik içerisinde zaten yürümek ve vapura binmek dışında bi şansınız yok. Çok bilinmedik bi bilgi paylaştım………. bu nedenle rahat ayakkabılar hatta açık sandaletler tercih edin bence çünkü o ayaklara yazık! Hayır ille de çok güzel bi restorana gidicem ya da aman bu ayakkabı bu kombine uyuyor diyorsanız çantanızda taşıyın. PS: Neden Fashion blogger olamadı……..

Gondol Meselesi

Vapur ve gondol konusuna da açıklık getirmek isterim. Venedik hiç vapura binmeden, 2 gün gezerek bitirebileceğiniz bir şehir. 75 dakikalık vapuretto kullanımı için bilet fiyatı 7 Euro, tüm gün kullanım için bilet fiyatı 20 Euro. Burano ve Murano Adaları’na gideceğiniz gün günlük bilet alabilirsiniz. Ayrıca “Vaporetto No.1” vapuruna da adalara gittğiniz gün binebilirsiniz. Bu vapur bir gondol olmasa da büyük kanal turu yaptığı için deneyimlenebilir.

Gondol ise gondol başınaa fiyatlanıyor diyebilirim. Maksimum 6 kişi binmek şartıyla kaç kişi binilirse binilsin, ücreti 85 Euro! Eksik sayınıza göre turist arkadaşlar bulabilirsiniz. : ) Gondollar genellikle San Marco Meydanı yakınlarından kalkıyor. Ara sokaklarına girdikçe zaten bu noktaları göreceksinizdir.

Gondol ve gondolcular hakkında da biraz öğrendiklerimi size anlatmak isterim. Venedik aşırılıklar ülkesi diyebilirim. Özelikkle 18. Yüzyıla kadar bunun etkisi görülmüş, bu etki gondollara ve vapurlara da yansımış. Altın kaplamalarla süslenen gondollar, 1600lü yıllara gelindiğinde bu aşırılıktan kurtarılmış. Bir ulaşım aracı olduğunu, ve buna dikkat çekilmesi gerektiğini düşünen yetkililer, gondolların siyaha boyanmasına karar vermiş, böylece dikkat çekici etkisi hafifletilmek istenmiş.

Gondolcular temsil ettikleri aileye göre farklı renkte çizgili tshirtler giyerler. Siyah-kırmızı-mavi olarak değişen çizgili tshirtler her yerdee!

Venedik’ te Konaklama

Venedik konaklama konusunda daha çok otellere ev sahipliği yapıyor. Diğer şehirlerde ev ya da hostel tarzı konaklama yerleri mevcut. Oteller de Venedik tarzını yansıtmak amacıyla daha abartılı dekorlar olduğunu göreceksiniz. Özellikle avizeler devasa, ben ya kafama düşerse diye korkup uyuyamam diye tercih etmedim hahha Neyse bu nedenle daha düz klasik dekorlu, temiz ve uygun yerler aradık. Sonuçta da “Al Partico Guest House”da karar aldık. Bizim kaldığımız bu bölge daha halkın yaşadığı bölge desem yeridir. Biraz gettosu da diyebiliriz. Biz bu kısmı da çok sevdik. Bu nedenle Cannarego bölgesini konaklamak için tercih edebilirsiniz.

Venedik’ te Yeme İçme

Venedik, yeme içme ve mekan konusunda bence diğer yerlere göre potansiyeli daha yüksek bi şehir. İtalya’da yaygın olan kahve, soğuk sandviç ve pizzacılar her yerde, ve hepsi çok güzel! Bu gruplara göre benim tercih ettiğim / etsem de gidemediğim yerleri size söyleyeceğim.

Kafe-Kahve / İçki Üzerine

Venedik San Marco Meydanı en ünlü büyük meydanı. Bu meydanın çevresinde yer alan tarihi 3 tane meşhur kahveci var. Bunlar; Caffe Florian, Caffe Quadri ve Caffe Lavena! Buraları sadece kahve yapan mekanlar olarak düşünmeyin. İçki kültürüne sahip ülkelerde günün erken saatlerinde kahve içen de alkol alan da olabiliyor. Dolayısıyla buralarda kahve ve alkol servisi yanında aperatifler, tatlılar da bulunmakta. İtalyanlar gün içerisinde çokça espresso tüketir ve bunu böyle uzun uzun oturmalarla yapmaz. Dolayısıyla barda / bankoda/ ayakta içme alternatifi de böylece gelişmiş diye düşünüyorum. Hızlıca bankoda espressoyu shut yapıp yollarına devam ederler. Bu durumda da servis açılmadığı için daha uygun ödeme yapılır. Örneğin bankoda 1.5 euro ya içtiğiniz espressoya eğer masaya oturursanız 4.5 euro ödersiniz. Bazı yerlerde 6 euroyu da bulur. O yüzden fiyat listesine bakmakta, sormakta fayda var.

Tatlı / Dondurma

Venedik için en möşhur tiramisu dükkanını söylüyorum; Ai Tre Mercanti! Çok hafif versiyonlu bi tiramisudan daha iyi birşey varsa o da Roma’daki Pompi’dir. 🙂 Hangisi derseniz ben Pompi taraftarıyım. Ayrıca dondurma için de Venchi en çok beğendiğimiz oldu. Bunun dışında daha yerel bi dondurmacı olan “Galeteria S. Leone” var. Burasını da beğendik. İtalya’da dondurmalar aşırı hızlı eriyor. Neden bilmiyorum. Biz burda ne yiyoruz orda ne yedik bilmiyorum hfhdf

Ayrıca burada yemedik ama “Grom” da İtalya’da epey meşhur bir dondurmacı. Özellikle Venedik’te önünde hep sıralar vardı.

Cichetti – Aperativo

Bizim Venedik’te kalbimizi fetheden yer açık ara farkla “Arcicchetti Bakaro” oldu. Küçük bir araştırma yapınca en methedilen yerin “Bacareto de Lele” olduğunu göreceksiniz. Yanyana olan bu iki mekandan Bakaro’yu seçin derim. Hem çalışanlar hem de lezzet başarılı. Bu arada cichetti olayı da şu, içki yanına atıştırmalık olayı. Atıştırmalık durumu genellikle bruschetta diye bildiğimiz ekmek üstü lezzetler. Bu barın bulunduğu meydan akşam üstü o kadar keyifli bir havaya bürünüyor ki, meydanda bulunan kilise merdivenlerinde oturan, arkadaşlarıyla sohbet eden yerlilerden duyulan İtalyanca cümleler, gülüşmeler, belki köşede çalan bi gitara eşlik eden keyifli arkadaş grupları.. Öylesine güzeldi ki.. Biz burada otururken hafiften yağmur çiseliyordu. Bu güzelliğin üzerine ekstra tat eklendi. Mis.

Burada aklımda kalan, ah keşke gidebilseydik dediğim “Major” var. Vaktiniz varsa gitmelisiniz. Piazza Rome meydanına yaklaşınca bi düşünün. : )

Hızlı Yemek Üzerine

Makarna ve pizza denemeden Venedik’ten tabi ki ayrılmadık!

Deniz ürünleri sevenler için en güzel tavsiye külahta kızartma mekanı; Acqua & Mais di Alvise Tiozzo

Makarna sevdalılarına, ayaküstü yemelik, biğr merdivene çökerek keyif yapmalık; Dal Moro’s Fresh Pasta To Go

Dilim pizza ya da normal boyutlu pizza alıp, merdivenlerde yemeli pizza alternatifleri; Antico Forno Venice

Kahvaltıya da olur öğlen pizzaya da olur, akşam yanına içkili de olur mekanı; Farini

Zaten tüm bu saydığım yerlere 2 günde ancak gidebiliyorsunuz emin olun, fazla araştırmanıza gerek yok. Enn güzelleri ve kesin gitmelisiniz olanlar bunlar.

Restoran

Biz Venedik’te restoranda yemek yemedik. 2 gün geçirebildiğimiz için öyle bir uzun oturmalı fırsatımız olmadı. O yüzden daha çok pizzacılık yaptık. Yine de size dışarıdan görüp güzel olduğunu onaylayabileceğim birkaç restoran-lokanta; Trattoria La Bassa, La Zucca, Il Paradiso Perduto! Bu mekanlara gitmeden rezervasyon yaptırmanızı tavsiye ederim.

Venedik Gezilecek Yerler

Venedik gezimizi 2 günde tamamladığımızı belirttim. Bu 2 günde inanın kesinlikle görülmesi gereken yerler görüldü. Zaten en önemlisi sokaklarında yürümek, bu adadan şehri keşfetmek. Dolayısıyla kendinizi çok da sıkmadan müze vs programı yapmanızda fayda var.

Piazza San Marco

San Marco Meydanı, Venedik’in en meşhur ve büyük meydanı. Bu meydanda Basilica di San Marco Katedrali, tüm ihtişamıyla en önemli sarayı olan Palazzo Ducale (Dükler Sarayı) ve tepesinden Venedik görsel şöleni sunan Campanile di San Marco (Aziz Mark’ın Çan Kulesi)  bulunmaktadır. Gittiğimiz yerlerde kule varsa – ki İtalya’da her şehirde olduğuna inanıyorum – mutlaka çıkın ve şehri yukarıdan, panoramik görerek keşfedin. Ne kadar etkileyici olduğunu anlayıp, şehrin büyüsüne kapılın.

Burada bahsettiğim 3 tarihi yer için önceden bilet almayı unutmayın. Özellikle Çan Kulesi için sıra beklememek adına mutlaka yapmalısınız.

Söylemeden geçemeyeceğim bir dipnot var. Bazilika’yı gezdik evet iyiydi güzeldi amaaa her kapıya ekstra giriş koymuşlar neredeyse arkadaş! Örneğin bir bölümü ayırmışlar hemen ücretli tabelası, çat 2 Euro. Böyle olunca da şöyle bir tur atıp çıkıyorsunuz. Dükler Sarayı’nı gezmek için vaktimiz yoktu, dolayısyla eledik. Çan Kulesi’ne çıkması yorucu olsa da Venedik’e tepeden bakmak çok güzeldi. Buraları gezebilmeniz için gerekli bilgiler hemen gelsin;

Basilica di San Marco Kathedrali

  • Ücret: 3 Euro
  • Kıyafet: Kıyafet kısıtlaması var, şort-etek-askılı tshirt vs olmamalı. Eğer böyle giyinirseniz girişte 2 euro verip aşşııırı dandik mavi bi önlük veriyorlar. Hastanelerde ameliyat öncesi giydirilir ya heh ondan. Yanınıza şal falan alın, sarıp sarmalanıp girersiniz.
  • Bilet: http://www.basilicasanmarco.it/?lang=en

Palazzo Ducale

Campanile di San Marco

Santa Maria Della Salute

Bu kilise de Venedik fotoğraflarında çokça gördüğünüz o kilise. 🙂 Kilise, 1600’lü yıllarda Venedik’te ortaya çıkan veba salgınından 100.000 kişinin ölmesi sonucunda yapılmış. Birkaç bilgi var dolaşan. Bunlardan biri salgını önlemek için dua edilmesi amacıyla bu kilise yapılmış yorumu, ikincisi de salgının sona ermesindan sonra Meryem’i onurlandırmak için kilisenin yapılmış olması. Kilise hyebetli görüntüsü, mimarisi ve kubbesiyle birçok turisti Venedik’in bir köşesine gelmeye iten sebepler arasında.

  • Ücret: Giriş ücretsizzz!!
  • Kıyafet: Kısıtlama yok.

Peggy Guggenheim Collection

Ünlü sanat koleksiyoncusu Peggy Guggenheim’un yaşadığı evin müzeye dönüşümüyle burası oluşmuş. Birçok ünlü ressamnın eserlerinin sergilendiği bu müzede Dali’den Picasso’ya herkes var. Burayı gezemedik ama bahçesi, bahçe kapısı bile “ben harika bir müzeyim” diye bağırıyordu. : )

Theatro La Fenice

Sadece Venedik’in değil, İtalya’nın da en ünlü opera salonlarından olan “Theatro La Fenice” 1790’larda açılmış. Biraz habercilik yapıyım şimdi size. Bu salondan önce burada Teatro San Benedetto binası varmış. Bina çıkan yangınla kül olunca, “küllerinden doğma” fikriyle yeni bir yapı inşa ediliyor ve binanın ismi değiştiriliyor. Anka kuşu anlamına gelen “La Fenice” adı da buradan geliyor. Daha sonra binada tekrar yangın çıkıyor ve bunun sonrasında kundaklama şüphesiyle binanın elektrikçisi tutuklanıyor. Bu arada son yangın 2001’de çıkmış, çok da eski sayılmaz. Yangın sonrası bina aslına uygun şekilde onarılıyor. İşte böyle de tarihlerine sahip çıkan bi millet. Her defasında tekrar ve tekrar yenilemişler. Burada bir opera izlemek harika olabilirdi, fiyatları sormayın…..

Böylesine denizden sokaklı bir şehirde tabi ki köprüler de gezilecek yerler listesine girebilir, neden olmasın. : )

En Popüler 3 Köprü

  • Rialto Köprüsü: Büyük Kanyon’un en eski köprüsü. İnsanların çılgınca fotoğraf çektiği köprü.
  • Ahlar Köprüsü: Esirleri Cenova Sarayı’na götürmek için yapılan bu köprünün etrafı çevrilidir, iki bina arası geçişi sağlar.
  • Ponte Del Academia: Müze köprü olarak adlandırılan köprüsüdür, Accademia galerileri olarak da anılır.

Keyifli Meydanları

Piazza’nın Meydan, Campo’nun da küçük meydan, meydancık olduğunu bilirseniz kaybolmazsınız. : ) Baktınız girdaba girdiniz hemen bu tabelaların olduğu yerlere yönelin. Kesin karşınıza harika manzaralar çıkacaktır.

  • Piazza San Marco: Fazla söze gerek yok, adı üstünde Piazza. : )
  • Campo Santa Margherita
  • Campo San Barnaba
  • Campo S. Agnese: Düşünsenize elinde kitabıyla oturmuş birsürü insan, Temmuz ortasında gölge eden ağaçlar, tarihi yapılarla çevrili huzurlu bi meydan.
  • Campo Ghetto del Nuovo: Bitişik nizam, pastel renkli evler, adeta Murano : )
  • Campo Santa Maria Nova

Murano ve Burano Adaları

Venedik’in gözde adaları. Murano Adası; cam işçiliğiyle ünlenen bir ada. Burada birçok atölyede camdan figürler, avizeler yapılarak Venedik’e ve dünyaya yayılıyor diyebiliriz. Venedik’te otel ararken bile büyük avizeleri görmeye başlıyorsunuz. Gittiğinizde gözünüz alışıyor, güzelmiş demeye başlıyorsunuz. Öyle bir etkisi var. : ) Atölyelerdeki çalışmaları izlemek için turlarla konuşabilir, katılabilirsiniz. Muhtemelen adada da gördüğünüz girmek istediğiniz atölyelerde  bir ücret karşılığı izleyebilirsiniz. O ücret ne bilmiyorum. : )

Açıkçası iki adadan birini seçmemiz gerekiyordu ve biz Burano’yu seçerek “RENK” dedik. : ) Burano Adası, bir balıkçı köyü. Eskiden denize açılan balıkçılar döndüğünde sis ve karanlık yüzünden adayı görmekte zorlanırmış. Bu kaybolma riskini ortadan kaldırabilmek için evlerin rengarenk yapmışlar. Çılgınlar! : D Daha sonraları artık balıkçılık eskisi kadar yaygın olmasa da bu renkli evlerle ünlenme işini turizme ve ticarete çevirmişler. İlgili belediye binaların renklerine karar veriyormuş ve bunu yaparken de kontrast ilişki kurulmasına dikkat ediliyormuş. Ayrıca Burano dantelleriyle de ünlü, dolayısıyla birçok dantel dükkanı görmeniz mümkün. Annem olsa gördüğü bir dantelin şifresini çözmüştü kesin, hhaahahaah : )

Peki Bu Adalara Nasıl Gidilir?

4.2 numaralı Vapuretto’ya binebilirsiniz. Faro Murano durağında 12 numaralı Vapuretto’ya aktarma yaptık ve Burano Adası’na vardı. Murano’ya gitmek için de yine 4.2 ve 12 numaralı hatları kullanabilirsiniz.

Evett gençler anlatacaklarım bu kadar. Şimdilik. Belki sonra Venedik için başka başka notlarla gelirim. Belli mi olur. Var bişeyler aklımda : )

O zamana dek hoşçakalın!

Vee sorularınız olursa her zaman sorabilirsiniz, her türlü bilgi mevcut. Yorumlarınızı bekliyorum ve takip etmeyi unutmayınız.

Sevgiler,

#Rotabu


Facebook


Twitter


Instagram


Pinterest

Bir cevap yazın