Seyahatin 1 gününü Söğüt’e ayıralım diyenler, bu içerik sizin için!
Öncelikle Söğüt’ün gerçek anlamda bir köy olduğunu bilmenizi isterim. Gerçekten çok küçük bir sahil kasabası gibi düşünün. Deniz kenarında konumlanan pansiyon & oteller iç kısımlara doğru geçtikçe bahçeli evler, birkaç butik ve restoran hepsi bu.
Tüm günü denizde geçirirken lezzetli yemek seçenekleri de sunan bir plaj kullanımı arayışının sonunda Denizkızı Restaurant’a yöneldik. Kişi başı harcama limitiyle hizmet veriyorlar. Plaj kullanımını içeren bu limit 1500₺, yeme içme toplam tutarınızdan düşüyor. Geç bir öğlen & akşam üzeri yemeği yediğinizde zaten tutarı harcamış olursunuz.
Saat 10:00’da plaj kısmına giriş yaptığımızda rüzgarlı bir gün olmasına rağmen sakin güzel bir deniz bizi karşılarken 12’ye doğru dalgalar artmaya 15-16:00 gibi de rüzgarla birlikte sahil uçuşa geçmeye başladı desem yeridir -10 ve 16:00 sularındaki rüzgarla değişen denizi eklediğim videolarda izleyebilirsiniz- Rüzgar seviyesinin yüksek olduğu bir gün olmasından sebep sanmıştım bunu ama hem söğüte sık seyahat eden ve yaşayan kişilerden aldığım mesajlarla genel olarak öğleden sonra söğüt’ün hep dalgalı bir deniz olduğunu gösterdi. Bu nedenle size önerim şu, sabah erkenden gün doğumunu izlemek için buraya geliyorsunuz. Gün doğarken denize girip öğlen rüzgar ve dalga başlayana kadar buradasınız. Sonra restoran kısmına geçip öğle yemeğinizi yiyorsunuz, mis!
Gelelim yemek kısmına, ahtapot ızgara, yoğurtlu kızartma, bahçelerinden toplanan börülce ve deniz ürünlü börek ile harika bir sofra günü kurtardı. Hele o ahtapot ızgara asla unutamam!
Son bir ekleme, plaj alanındaki klasik duşa ek olarak içeride duş alanı var, yani buradan sonraki planlarınız için hazırlanmak isterseniz aklınızda olsun ama bence deniz tuzlu saçla güne devam etmek de çok yaz 🌞





